Feeds:
Posts
Comments

Archive for May, 2011

Sanki ben bahçedeki masanın üzerine, dekoratif amaçlı bırakılmış, içi boş, cam bir kavanozum. Kapağım kaybolmuş… Ve o gün hava bozmuş. Fırtına kopmuyor belki ama sabit damlalarla, içime işleyen, serin ve inatçı bir yağmur akıyor gökyüzünden. İçim dolmaya başlıyor… Gözyaşlarını andıran yağmur damlaları, hiç gözümün yaşına bakmadan, boşluğu, ferahlığımı boğuyorlar… Ve ben çaresiz ve kifayetsiz kalakalıyorum [...]

Read Full Post »

Sen ve Ben

Senden çok şey öğrendim ben. Sabretmeyi öğrendim en başta… Katı bir görünüşün altında sıcacık bir kalp olabildiğini öğrendim. Bir de affetmeyi… Seninle ben, uzun zamandır yürüyoruz dostluk yolunda. Son dönemde daha bir kesişti yollarımız. İçim kıpırdıyor senden haber aldığımda. Yüzüm gülüyor aradığında. Kendim olabiliyorum senin yanında. Kızıyorum bazen sana… Bazen kırılıyorum. Ama göstermeme izin veriyorsun [...]

Read Full Post »

Hiç, bir başka kişiyle “bir” hissedecek kadar yakın oldunuz mu? Belki anneniz, belki de sevgiliniz… Hani öyle bir noktaya gelir ki ilişki, yalnızca yapayalnızken yapacağınız şeyleri bile onun yanında yapabilir olursunuz. Bu kadar yakın olmak mümkün mü? Mümkünse sağlıklı mı? Peki kendinle olan ilişkini, diğer insanlarla yaşadığın ilişkilerden ayıran şey nedir? İnsanın kendisiyle olan ilişkisinden [...]

Read Full Post »

İnsan ve özgüveni arasındaki ilişkiyi anlatacak bir benzetme arıyordum. Aklıma bilge bir ağaç figürü geldi. Düşündüm, köklü bir ağaç gibi olmak nasıl olurdu acaba? Nasıl hissederdim kendimi? Nasıl bir his olurdu toprağa bu kadar sağlam köklerle bağlanabilmek? Herhalde kendime güvenerek atacağım her adımda hissettiğim sağlam duruşa benzerdi. Özgüveni düşündüm sonra… İnsanın özgüveni yaptıklarından ve başardıklarından [...]

Read Full Post »

Anlatma

İnsanlar anlatılanlardan duymak istediklerini seçerler. Ve bazen arada kaynar anlatanın söylemek istediği. O noktada kendini görünmez hisseder insan. Bir derdi vardır ve iyi bir dinleyici ihtiyacındadır. Ama karşısındaki o konuyu hiç konuşmak istemez ve ne yapar eder onu söylemesini istediği cümlelere doğru yönlendirir. Bu bencillik midir? Bencil olarak anılan insan her durumdan ve her kişiden [...]

Read Full Post »

Gün içinde kafama takılan küçük şeyleri bir kenara koyabildiğim anlarda fark ediyorum mutluluğu… Rahat bir nefes alıp, usulca arkama yaslandığımda, bir de deniz varsa yakınlarda, keyfi de keşfedebiliyorum. Bu yoğun koşturmacanın bitmediği şehir hayatında ne kadar uzak kalıyoruz hissettiklerimizden. İyi ya da kötü, kalbimde olan ne varsa, işlenmiyor beynime. Kendimi işe, sohbete, alışverişe, insanlara verdikçe, [...]

Read Full Post »

Kendine benzetemediğin insanları oldukları gibi kabullenmek mümkün mü acaba? Eğer mümkünse, nasıl? Nasıl bir insanı artıları, eksileriyle tanır ve değiştirmeye çalışmazsın? İnsanlar kendilerine benzenmesinden büyük haz alırlar. Bundandır aynı ortamlarda takılan, benzer giyinen, yakın oturan kişilerin dostlukları… Farklılığı görmek istemez insan. Çoğu zaman farklı olanı grubun dışında bırakır. Benzeştikleriyle daha da yakınlaşır. Peki, bu zamanında [...]

Read Full Post »

Her mevsimi farklı yaşamak ister insan. Bir de her mevsimde, o mevsime ait güzellikleri tatmak… Kış gelir, kar bekler; bahar gelir, açan çiçekleri gözler; yaz gelir, deniz tatili ister; sonbaharda ise bunaltıcı sıcakların geçmiş olmasına sevinir. İnsan hep elindekini yaşar ama elinde olmayanı yaşamak istediğini zanneder. Oysa burnunun ucundakini bulmak sanıldığından kolaydır bu hayatta. İnsan [...]

Read Full Post »

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.